4. Uluslararası Demir Çelik Sempozyumu’nda sektörün son durumu ele alındı

Son Güncelleme : 05 Nisan 2019 - 16:55


 4. Uluslararası Demir Çelik Sempozyumu kapsamında Karabük Üniversitesi Demir Çelik Enstitüsü Konferans Salonu’nda “Demir Çelik Sektörünün 2023 Vizyonu” konulu panel gerçekleştirildi.

Karabük Üniversitesinde 3 Nisan Karabük ve Karabük Demir Çelik Fabrikaları’nın (KARDEMİR) kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında düzenlenen 4. Uluslararası Demir Çelik Sempozyumu, seminer ve panel programları ile devam ediyor.

Sempozyum kapsamında “Demir Çelik Sektörünün 2023 Vizyonu” konulu panel gerçekleştirildi. Panele konuşmacı olarak katılan Karabük Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yaşar, İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Çimenoğlu, Türkiye Demir Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Dr. Veysel Yayan, Malzeme Test ve İnovasyon Laboratuvarları (MATİL) Genel Müdürü İbrahim Tozlu ile Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları (ERDEMİR) Sıcak Haddehaneler Direktörü Sinan Bozkurt, demir çelik sektörü piyasalarının son durumunu konuştu.

“Çelik ihracatı yüzde 20,5 artarak 22,1 milyon ton seviyesine ulaştı”

Panelin ilk konuşmacısı Türkiye Demir Çelik Üreticileri Derneği Genel Sekreteri Dr. Veysel Yayan, çelik ihracat gelirlerindeki artışın 13,3 milyar dolar seviyesinden 17,6 milyar dolar seviyesine çıktığını belirterek, “İhracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 139 seviyesine yükselmiştir. Çelik sektöründeki ihracat bu açıdan son yılların en iyi ihracat artışı oldu.” dedi.

2018 yılında Türkiye’nin çelik tüketiminin döviz kuru hareketliliği ve dış faktörlerin etkisiyle ekonomide yaşanan dalgalanmalar sonrasında yüzde 14,9 oranında azaldığının altını çizen Yayan, “Ham çelik üretimi yüzde 0,6 oranında düşüş gösterirken çelik ihracatı yüzde 20,5 artarak 22,1 milyon ton seviyesine ulaşmıştır.” şeklinde konuştu.

2019 yılının Ocak ve Şubat ayında çelik talebinin iç pazardaki durgunluk nedeniyle düşüşünü sürdürdüğünü de aktaran Yayan, “Çelik talebinin 2019’un son çeyreğinden itibaren ekonomideki iyileşmeye paralel olarak yükselmesi beklenmektedir. Enflasyonun düşmesi ve ekonomide yeni dengelerin kurulması sonrası çelik talebinin 2020 yılında 2017 seviyesini aşması hedeflenmektedir.” diye konuştu.

“Demir – çelik olmadan hiçbir sanayiyi geliştiremezsiniz”

Malzeme Test ve İnovasyon Laboratuvarları (MATİL) Genel Müdürü İbrahim Tozlu, Türkiye’nin çelik üretiminde dünyada 8. sırada olduğunu belirterek, “Birim üretimine geldiğimiz zaman dünyada 16. sıradayız. Çelik çok kıymetlidir ama biz o kıymetli çeliğin çok azını üretiyoruz. Demir – çelik, sanayinin kalbidir. Demir – çelik olmadan hiçbir sanayiyi geliştiremezsiniz.” dedi.

Türkiye’nin çelik ihracatının yüzde 60’ının uzun ürün olduğunu ifade eden Tozlu sözlerini şöyle sürdürdü: “Geriye kalan yüzde 30’u yassı, yüzde 10’u ise borudur. Toplam ihracatımızın yüzde 65’i ise AB ve MENA (Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölgesi)’ dır. 2017 yılında Avrupa Birliği’ne toplam ihracatımız yüzde 32 oranındayken, 2018 yılında yüzde 42’ye yükselerek 10 puan artırdık. Amerika Birleşik Devletleri ve geleneksel pazarlarımız olan MENA bölgelerinde ise çelik ihracatımız yüzde 5 oranında azaldı.”

“Türkiye’de yassı çelikte daha çok yatırıma ihtiyaç var”     

Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları (ERDEMİR) Sıcak Haddehaneler Direktörü Sinan Bozkurt ise konuşmasında Ereğli Demir ve Çelik Fabrikaları hakkında bilgiler vererek şunları söyledi: “ERDEMİR olarak ARGE’ye yatırım yapmaya başladık. Bu konuda 30 milyon dolarlık bir yatırımımız var. Türkiye’nin ihtiyacı olan bütün çeliği üretmek istiyoruz. Sektör olarak yassı çelikte Türkiye’de gerçekten daha çok yatırıma ihtiyaç var. ERDEMİR, Türkiye’nin en büyük yassı çelik üreticisi haline geldi.” diye konuştu.

Entegre Kirlilik Önleme ve Kontrolü (EKÖK) projesi

Panelin son konuşmacısı Karabük Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mustafa Yaşar ise konuşmasında Karabük Üniversitesi ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı iş birliğinde gerçekleşen Entegre Kirlilik Önleme ve Kontrolü (EKÖK) projesi hakkında bilgiler verdi. Yaşar, tüm metal sektörünü kapsayacak olan projenin sürdüğünü belirterek şunları söyledi: “EKÖK, çevrenin bir bütün olarak korunması amacıyla hava, su ve toprak kirliliğine yönelik sanayi kaynakları emisyonları önlemek veya azaltmak, atık oluşumunu en aza indirmek veya atığı yeniden değerlendirmek, entegre çevre kirlilik önlem ve kontrol sistemi oluşturmak yani tüm tesisleri tüm Türkiye genelinde böyle bir sistemin oluşturulmasını sağlamaktır. EKÖK ile mevcut iyi teknikleri kullanarak kirliliğin kaynağının da azaltılmasını sağlayacağız.”

Programın moderatörlüğünü yapan İstanbul Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Çimenoğlu ise dünyada üretilen metallerin yüzde 95’inin demir olduğunu belirterek demirin teknolojik gelişmelere büyük katkılar sunduğunu söyledi.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.