Karabük Yenişehir’in Hafızasını Kaleme Alanlar

www.yenisehirmiras.com sitesini kurarak dikkatleri toplamaya başladı. Araştırma- Coğrafik bilgiler sunan web sitesinin kurucusu ise Ayşegül Tabak, 1988 Karabük doğumlu,Ayşegül Tabak, yıllar sonra yeniden Karabük’e yerleşmiş bir gazeteci. Araştırıyor ve kentin tarihi ile ilgili güzel yazıları derleyip direk kaynaklarından veriyor. Tabak siteyi kurma ve anıları toplama amacını şöyle anlatıyor: “Karabük, Türkiye’nin ağır sanayisini kuran, endüstriyel mimari […]

www.yenisehirmiras.com sitesini kurarak dikkatleri toplamaya başladı. Araştırma- Coğrafik bilgiler sunan web sitesinin kurucusu ise Ayşegül Tabak,

1988 Karabük doğumlu,Ayşegül Tabak, yıllar sonra yeniden Karabük’e yerleşmiş bir gazeteci. Araştırıyor ve kentin tarihi ile ilgili güzel yazıları derleyip direk kaynaklarından veriyor.

Tabak siteyi kurma ve anıları toplama amacını şöyle anlatıyor: “Karabük, Türkiye’nin ağır sanayisini kuran, endüstriyel mimari ve sosyal yaşamı ortaya koyan ilk kent, ancak Karabük kendini yeterince anlatamadı, kimse kentine sahip çıkmadı. Şimdi bu site aracılığıyla insanların Karabük ile duygusal bağlarını yeniden onarmak, kente aidiyet duygusunu ortaya çıkarmak istiyorum. UNESCO’nun endüstriyel miras listesine girmeyi hak edecek kadar özel bir yerde yaşıyoruz ve farkında değiliz, korumuyor, sahip çıkmıyoruz. Yüz Evler yıkılırken birlik olup ses çıkaramadık. Aynı şey yinelenmesin ve hem kendimize hem bu özel şehre hak ettiği saygıyı gösterelim derdindeyim. İngiltere’de sanayinin kurulduğu ilk kente Kraliçe’nin verdiği unvan “Şerefli Kent”. Karabük, Türkiye Cumhuriyeti’nin fabrikalarını kuran fabrikayı bağrında yükselten, emeğiyle büyüten kent olarak şerefiyle ve anılarıyla geleceğe taşınmayı hak ediyor. Herkesin katkısı çok değerli. Karabük’te yaşamış ve yaşayan herkesten anılarını ve fotoğraflarını aysegul.tabak@gmail.com adresine ulaştırmalarını rica ediyorum, herkesin katkısıyla bir aile albümü gibi hafızamızı yeniden kuracağız.”

En son A. Nejat Birecik’ten güzel bir yazıyı yayına almış Tabak, gelin Karabük’ün Yenişehir hafızasını birlikte okuyalım..

A. Nejat Birecik’ten

Hey gidi hey diye başlarlardı büyüklerimiz böyle durumlarda… Öyle ya kaba bir hesapla tam 45 yıl üstü var eksiği yok….

Efenim ben ABDULLAH NECAT BİRECİK…

Fotonun altında oturan çenesi nedensiz hep yukarı kalkık saftirik… Kolumu dayadığım kankam, şimdinin Karabük Demir Çelik Lisesi’nin yakışıklı fizik Hocası Nezihi Özkadıoğlu. Fotoğraf ise 200 evler Bestekar sokaktaki ünlü ceviz ağacımızın altında çekilmiş, o ceviz ağacı ki tüm mahallenin sosyalliğini içerir. Kendi üst sol üstümde oturan başı yazmalı (belli ki ev temizliğine ara vermiş) canım ANNEM Nuran Birecik… Kızıl çilli Loreena McKennitt dinlerken hep Annem aklıma gelecek kadar kızıl ve çilliydi…

Barbara Cartland romanlarının içinden çıkamadığı için hep geceleri genç kızların aşklarını dinler onlara öğütler verirdi Anacığım…

Hatta sol yanındaki Fazilet ablam ne imkansız aşklara girmişti… Nereden mi  biliyorum uyuduğum odanın pencere önünde kabul ederdi bizim Kızılcık onu… O sıranın sağ başındaki Özer abi, tam bir kariyer faciası, zira bir teknik dahiydi… Yanındaki canım ablam  Sabiha, yürüyen melek desek yeridir… Annemin yanındaki teyze oğlu Nejdet abim iki aşkı  karşılıksız bıraktığını anlatırken pencere dibinde uyurken düşmüşlüğüm var…

Neden mi hep aşk, e biz Karabük’ü Yenişehir’i aşkla severdik…

Yenişehir Ortaokulu orta ikiden sonra İskenderun Demir Çelik’e taşındık… Zira babam kurucularındandı BOBİNAJCIYDI rahmetli… Yılda en az iki kez rüyamda Karabük’e gelirim önce Öğlebeli mezarlığında durur, ardından ceviz ağacımızın altında oturup komşularımızın uyanmasını beklerim…

Bir gün inşallah çocukluk anılarımı hapsettiğim Yenişehir Sineması’nı amaca uygun bir şekilde onurlandırırız kim bilir… Zira hemen arkasındaki çook eski GİMA’nın (60’lar) karışındaki küçük havuzlu evde doğdum ben… Hülâsa ben Yenişehir-Karabüklüyüm aileden, kariyerden… Gerektiğinde Şövalyesiyim…

Hadi size bir de magazin yapayım, çook sonra kendime itiraf ettim ki bende ilkokul arkadaşım MİNÜRE’ye aşıkmışım… Bir sonraki mahallenin sonunda otururdu ki hangi mahalle olduğunu söylemiiciiğim!

Oooh rahatladım!

Onur İnal (KAYRA)’dan

Benim için dünyayı keşfetmeye çalıştığım, başka alemleri anlamaya, kabuğumu kırmaya çalıştığım bir yerdi Yenişehir Sineması. Spotify üzerinden Yenişehir Sineması‘nın benim için, hatta bu şehir için neler ifade ettiğini paylaştığım bir podcast hazırladım. Bir çocuğun gözünde o mimari şaheserin nasıl devleştiğini, benzersiz hayal kapıları açtığını benim gibi o kapıdan geçen tüm Karabüklüler biliyor. Ortak hafızamızda buluşmak için bu podcast’i ve müzik maceramın tohumlarını saklayan Mertel Kasetçilik üzerinden kente bir saygı duruşu için aşağıda video-klibini izleyeceğiniz parçayı paylaşıyorum.

Yenişehir Sineması’nın görkemli günlerine dönmek umuduyla!

Kaynak www.yenisehirmiras.com

Exit mobile version