“Ne Yiyorsak Oyuz”

  Karabük Üniversitesi Akademik Düşünce Eğitim ve Medeniyet Kulübü (ADEM), Sosyal Sorumluluk ve Dayanışma Kulübü ile İlahiyat Kulübü tarafından gıda tüketiminin karakter şekillenmesine ve analitik düşünmeye etkisini konu alan “Ne Yiyorsak Oyuz” isimli konferans düzenlendi. Konferansta konuşmacı olarak Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İbrahim Kürtül ve Prof. Dr. Ali Güneş yer aldı.   “Helal bir medeniyetin […]

 

Karabük Üniversitesi Akademik Düşünce Eğitim ve Medeniyet Kulübü (ADEM), Sosyal Sorumluluk ve Dayanışma Kulübü ile İlahiyat Kulübü tarafından gıda tüketiminin karakter şekillenmesine ve analitik düşünmeye etkisini konu alan “Ne Yiyorsak Oyuz” isimli konferans düzenlendi. Konferansta konuşmacı olarak Rektör Yardımcıları Prof. Dr. İbrahim Kürtül ve Prof. Dr. Ali Güneş yer aldı.

 

“Helal bir medeniyetin oluşumu için önlemler almalıyız”

Prof. Dr. İbrahim Kürtül, konferansta yaptığı konuşmasında helal bir medeniyetin nasıl oluşacağını ve helal gıda tüketiminde nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlattı. Helal bir medeniyetin oluşması için önlemler alınması gerektiğini belirten Kürtül şöyle konuştu: “Helal bir medeniyetin oluşması için öncelikle gıda tüketiminde israftan kaçınarak kanaatkâr olmamız gerekiyor. Lokal beslenmeye ve mevsimine göre beslenmeye dikkat etmeliyiz. Özellikle kendi coğrafyamızda üretilen ürünleri tercih ederek mevsiminde ürünler tüketmeliyiz. Son olarak tüketim çılgınlığının önüne geçerek özellikle gençlerimizi bu konuda bilgilendirmeliyiz.”

“Yeme alışkanlığımızı hazır gıda üzerine inşa etmemeliyiz”

Sağlıklı olmak ve helal yollardan beslenmek için hazır gıdalara karşı temkinli olmamız gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. İbrahim Kültür, hazır gıdalarda şeker oranının fazla olduğunu ve bu şeker oranının vücuttaki dengeyi bozduğunu söyleyerek insan sağlığına zarar verdiğine dikkat çekti. Konferansta dinleyicilerden helal sertifikalı hazır gıdaların zararı hakkındaki sorusu üzerine üzerine Kürtül şunları söyledi: “ Bütün hazır gıdalar için tamamen zararlıdır diyemeyiz. Burada önemli olan bu helal sertifikalı ürünlerin devlet tarafından denetlenmesi ve sizin bunu ne kadar tükettiğiniz. Doğal gıda da olsa hazır gıda da olsa kanaatkâr bir şekilde tüketmezseniz size zarar verir. Vücut kitle endeksine göre ihtiyacınız kadar beslenmelisiniz ve yeme alışkanlığınızı tamamen hazır gıda üzerine inşa etmemelisiniz.” diye konuştu.

“İçtiğimiz su, soluduğumuz hava kişinin karakter ve yaşam tarzını etkiliyor”

Konferansın diğer konuşmacısı Prof. Dr. Ali Güneş ise yediğimiz yemeğin, içtiğimiz suyun ve soluduğumuz havanın bile kişinin karakter ve yaşam tarzını etkilediğini söyleyerek Karabük’ü örnek gösterdi. Prof. Güneş şöyle konuştu: “Şu an Karabük’te yaşıyoruz ve Karabük hava kirliliği oranının yüksek olduğu bir şehir. Bu yüzden şehirde insanlar içine kapanık ve kanser kalp krizi vakaları çok fazla.”

“Haram bir ürün tüketildiğinde ibadetler 40 gün boyunca geçersiz oluyor”

Prof. Dr. Ali Güneş, tükettiğimiz yiyeceklerin iki boyutu olduğunu söyleyerek bunlardan ilkinin kimyasal bir boyut olduğunu ikincisinin ise karakter belirleyici bir boyut olduğunu ifade ederek sözlerine şöyle devam etti: “Sürekli kırmızı et tüketen ve daha bitkisel yiyecekler tüketen kişiler arasında bile farklılıklar görebiliriz. Sürekli kırmızı et tüketen birisi daha agresif ve sinirli davranırken bitkisel yiyecekler tüketen birisi daha sakin tavırlar sergiler. Dini boyuttan tüketim alışkanlıklarımızı değerlendirecek olursak, haram bir ürün tükettiğimiz zaman yaptığımız ibadetler 40 gün boyunca geçersiz oluyor. Yediklerimiz hem inanç dünyamızı hem de kimliğimizi etkiliyor.”

“Anneler çocuklarını bakıcılara emanet ederek yedikleriyle çok fazla ilgilenmiyorlar”

Konferansta katılımcılardan birinin “Cimri insanın ikramı hasta eder” hadisine değinerek şu an büyük şirket sahiplerinin ürettikleri yiyeceklerinin de zararlı olabileceği konusunda Prof. Dr. Ali Güneş’e soru yöneltildi. Prof. Güneş konuyla ilgili şu açıklamayı yaptı: “Şuan bireylerin yetiştirilmesi bile kapitalist düzene göre ilerliyor. Anneler artık çocuklar ile ilgilenmiyor, çocukların en önemli gelişim yıllarında çocuklarını bakıcılara emanet ederek yedikleriyle çok fazla ilgilenmiyorlar. Bu bile bireysel açıdan çok etkiliyorsa şu an küreselleşme ile birlikte insanların hırsları ve niyetleri mutlaka ürünlere de geçer diye düşünüyorum.”

Exit mobile version