YAŞAMDA RASTLANTILAR ve B. DORTMUND GERÇEĞİ!

     YAŞAMDA RASTLANTILAR ve B. DORTMUND GERÇEĞİ!   ERDOĞAN GÖKÇE  2002 yılında B.Dortmund Almanya şampiyonu olmuştu ve sonrasında yaşanan çöküş bir türlü durdurulamadı. Pahalı transferler ve mali disiplinsizlik kuruluş tarihi 19 Aralık 1909 olan köklü Alman  külübünü zora sokmuştu.  Birbirini acımasızca takip eden yıllar sonrasında külüp önemli oyuncularını kaybetti, malvarlığı yok olmuş, stadın bile  elden çıkarılması göze […]

 

 

 YAŞAMDA RASTLANTILAR ve B. DORTMUND GERÇEĞİ!

 

ERDOĞAN GÖKÇE 

2002 yılında B.Dortmund Almanya şampiyonu olmuştu ve sonrasında yaşanan çöküş bir türlü durdurulamadı. Pahalı transferler ve mali disiplinsizlik kuruluş tarihi 19 Aralık 1909 olan köklü Alman  külübünü zora sokmuştu.  Birbirini acımasızca takip eden yıllar sonrasında külüp önemli oyuncularını kaybetti, malvarlığı yok olmuş, stadın bile  elden çıkarılması göze alınmıştı, rakipden borç istenecek duruma gelindi. 8 Lig ve 1 Avrupa Şampiyonlar Ligi Kupasına sahip bu köklü kulübün isim hakkı başka bir Bundesliga Kulübü tarafından ciddi ciddi satın alınmak üzereydi.  Kulüp büyük sıkıntılar içinde artık sürdürülemeyecek bir konuma gelmişti ve iflasın eşiğine sürüklenmişti…

2005 Yılında, kulüp yok olmamak için çırpınırken, Bochum Ruhr Üniversetesinde, Uluslararası İlişkiler okuyan yeğenim CEM GÖKÇE nin çok yakından tanıdığı Hans Joahim. WATZKE B.Dortmund Spor Kulübünün CEO’luğuna  getirildi. WATZKE, kimdi ve Cem onu nereden, nasıl tanıyabilirdi?  WATZKE, Erlinghausen isimli küçük bir amatör futbol kulübünün başkanı, patronu, sponsoru, abisi kısaca herşeyiydi. Isıya dayanıklı yanmaz kumaştan İTFAİYE tekstili üretimi yapan orta ölçekli WATEX isimli bir işletme sahibiydi. Yeğenim de Watzke’nin sahibi olduğu takımda uzun süre top koşturmuştu. Cem’in FC Paderborn macerasi ve yapılan tüm ısrarlara rağmen Almanya yerine önce Türkiye’yi istemesi futbol yaşamının sonu oldu! Cem, bir iki saatlik seçmelerde beğenilmedi, düş kırıklığına uğrayarak futboldan uzaklaştı, eğitime odaklandı, Cem’in kişliğini ve futbolunu çok beğendiğini söyleyen eski başkanı WATZKE ise B. Dortmund CEO’luğuna getirilmişti.

Watzke yönetiminde 2005 yılından itibaren mali disiplin ve yönetim şeffaflığını ilke edinen B. Dortmund Kulübünde alınan radikal önlemler, kısa sürede hissedilmeye başladı. 2008 Yılında Teknik Direktörlüğe Jurgen Klopp getirildi.  Yapısal anlamda reform yapıldı, gençler önemsendi, stat geri alındı ve üç ana sponsordan biri olan SİGNAL şirketine verildi. 80 720 Kişi kapasiteli SİGNAL İDUNA PARK Stadyumu yenilendi, ortalama doluluk oranı 74 488 seyirciye ulaştı. Forma reklamını ‘EVONİK’ İsimli Kimya, Enerji ve Gayrimenkul Sektörlerinde faaliyet gösteren bir şirket aldı, forma ve malzeme Sponsorluğunu ‘PUMA’ üstlendi. Kısa süre önce ulaşım sponsorluğu için THY ile anlaşan B.v.B  3 ana sponsorun dışında 11 değişik firmayla Partnerlik, 18 firmayla işbirliği, 26 firmayla da küçük sponsorluk anlaşması imzalandı. Taraftar ürünleri portföyü çeşitlendirilip zenginleştirildi. Yapılan doğru hamleler kurumsallaşmaya eklenince başarı geldi, sonuçta yaş ortalaması 22 olan B. Dortmund’un  Avrupa Şampiyonlar Ligi müsabakalarında oynadığı futbol taraflı tarafsız herkese büyük keyif verdi ve haklı olarak dünya futbolunun üst sıralarında kendine yeni bir yer edindi.

Model arayışı içinde olan futbol kulüplerinin ve spor yöneticiliği eğitiimi görenlerin, küllerinden yeniden doğan B. Dortmund örneğini incelemesini dilerim. Kimse vazgeçilmez değildir, önemli olan umutsuzluğu umuda dönüştürecek hamleleri iyi bilme yetisidir! Şans yaşamda kaç kez yakalanır bilinmez ama kurumsallaşan kulüplerin işi şansa bırakmadığı ortadadır…

Exit mobile version