Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

CHP 90.YILINDA LOZAN BARIŞ ANLAŞMASINI KUTLADI

    CHP BASIN

 

 

CHP BASIN BİLDİRİSİ YAYINLAYARAK  “90 yılında Lozan barış anlaşmasını cumhuriyet halk partililer olarak gururla anımsıyoruz” DEDİ.

 

 

 

 

 

CHP 90.YILINDA LOZAN BARIŞ

ANLAŞMASINI KUTLADI 

 

 

CHP  Merkez İlçe Başkanlığının yayınladığı bildiride şöyle denildi ;  

“Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde kazanılan Kurtuluş Savaşı’ndan sonra,  Sevr anlaşması tarihin çöplüğüne atıldı ve  90 yıl önce ‘Devletimizi Tapusu” olan Lozan Barış Anlaşması ile toprak bütünlüğümüz, egemenliğimiz, birliğimiz imza altına alındı. Bu anlaşma 20. yüzyılın geçerliliğini muhafaza eden tek anlaşması olarak  tarihi geçerliliğini, anlamını ve önemini korumaktadır.lozan anlaşması İşgal edilmiş, teslim alınmış bir İmparatorluktan yepyeni bir devletin doğuşunu temsil eder.Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde tam bağımsızlık mücadelemizin zaferiyle sonuçlanan kurtuluş savaşından sonra İsmet İnönü’nün  kararlılığı, diplomasi dehası ve yurtseverliğiyle kazanılan Lozan gibi bir zaferle, Türkiye toprakları üzerinde emelleri olanlara dur denilmekle kalınmadı, tarih boyunca da bu toprakların bütünlüğü, bölünmezliği dost düşman herkese kabul ettirilmiş oldu.

 

Bu nedenle,  90. Yılında Lozan Barış Anlaşmasını kutluyor, başta Kurtuluş Savaşımızın muzaffer Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Lozan’da Türkiye’nin tapusuna imza atan İsmet İnönü  olmak  üzere  Atatürk ve İnönü’nün dava arkadaşlarına, şehitlerimize, ailelerine ve gazilerimize saygılarımızı sunuyoruz.

 

Ülkemizde basın özgürlüğünün dünya sıralamasında çok gerilerde kaldığı bilinmesi ile birlikte son yaşadığımız gezi parkı eylemeleriyle ayyuka çıkmıştır.

 

Taksim Gezi Parkı’nda ve tüm Türkiye’de olaylar yaşanırken “penguen belgeseli” yayınlanan bir ülkede özgür basından söz edilemez.Ulusal olsun yerel olsun iktidar ve hüküm edenlerin faşist yaklaşımları ile özgürlüklerine kalemlerine kelepçe vurulan basın Türkiye demokrasisini ebetteki sekteye uğratmaktadır.

 

Sansürün en tehlikeli biçimlerinden biri de oto-sansürdür.

 

Yazmak istediğini yumuşatmak, zarar görme endişesiyle belli konulara girmemek bugün basınımızın ve gazetecilerin en temel sorunu haline dönüşmüştür.

 

Günümüz Türkiye’sinin basın özgürlüğündeki kısa bilançosu; gazetecileri açık hedef haline getirilmesi, onlarca gazeteciyi işlerinden kovdurulması, yüzlerce çalışanı her şeyden korkar hale getirtilmesi ve uzun tutukluluk halleriyle hapishanelere kapatılması olarak görmekteyiz.

 

Yerel ve ulusal basını “reklam” baskısıyla ve kaba şiddetle kontrol edenler uluslararası medyaya da ayar verme çabası, nasıl bir ülkede yaşadığımızın acı birer ifadesidir.

 

Dileğimiz içinde bulunduğumuz faşist iktidar baskısından kurtulmuş özgür bir basının mevcudiyetini sürdürmesidir.

 

Hapishanelere tıkılan, işinden atılan, yarın korkusuyla yaşamaya ve düşünmeye zorlanan cefakâr basın mensuplarını saygıyla selamlıyor, yarınların özgür Türkiye’sinde 24 Temmuzların gerçek birer bayram olarak kutlamayı diliyoruz