DAR BÖLGECİLİK HASTALIĞI…

Son Güncelleme : 19 Aralık 2014 - 17:09

m.cetinkaya (1)

     Mehmet ÇETİNKAYA 

      BRTV Yönetim Kurulu Başkanı-Gazeteci-Yazar

Karabük’ümüzde şu dar bölge hastalığından bir türlü kurtulamadık gitti. Zonguldak’a bağlı ilçe iken, bölgecilik zaman zaman tavan yapar, özellikle seçim arifelerinde hep ön plana çıkarılırdı.

Önümüzdeki yılın 6 Haziran’ın da tam da genel seçimlerin yapılacağı günlerde Karabük il oluşunun 20. yılını kutlayacak. İlçe olduğumuz yıllarda özellikle seçim dönemlerinde 67, 18, 37 plakaları yani Zonguldak, Çankırı, Kastamonu plakaları ön plana çıkar buna bir de diğerleri eklenirdi. Onlara da gurbet kuşları vs. gibi tuhaf isimler verilirdi.

İl olduktan sonra Karabük’teki bu hastalık gider diye düşündük ama aradan 20 yıl geçmesine rağmen halen zaman zaman yerlilik, yabancılık gibi unsurlar ön plana çıkarılmaya çalışılıyor. İşine gelen, işine geldiği gibi gündeme getiriyor.

Bizim kendimizle ilgili bir konu olsa asla muhatap almayacağımız bir takım tipler, son zamanlarda akılları sıra Karabük Üniversitesi’nin başarılı rektörü Prof. Dr. Burhanettin Uysal’ın muhtemel milletvekili adaylığının önünü kesmek için şimdi bölgecilik denen belayı yeniden ön plana çıkarmaya çalışıyorlar. Akılları sıra birilerinin önünü açmak için bu kente büyük emekleri, hizmetleri geçmiş insanları karalamaya, itibarsızlaştırmaya çalışıyorlar.

Karabük’te binlerce, onbinlerce insan gibi; Karabük Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Burhanettin Uysal bizim de çok sevdiğimiz, bu kente büyük emek ve hizmetlerinin geçtiğine inandığımız bir yöneticidir.

Yaklaşık 20 yıldır yani Karabük’ün il oluşu ile birlikte çalışmalarını, bu kent için çabalarını çok yakından izlediğimiz, takdir ettiğimiz ve elimizden geldiğince her zaman moral verdiğimiz Sayın Uysal’a karşı, seçimler yaklaştıkça saldırılar artmaya başladı. Akılları sıra birileri, sırf birilerinin ikbali için gözünü kırpmadan, utanmadan, sıkılmadan saldırıyor. Karabük Konya’ya bağlanmak isteniyormuş gibi tamamen saçma sapan, sadece ama sadece birilerine yaranmak ve iktidar partisi içine nifak sokmak için yazıyor, çiziyor.

Türkiye’de bütün iller üniversiteye kavuşunca, Karabük’ümüz de üniversiteye kavuştu. Şöyle 8-10 yıl öncesine bir gidin Allah aşkına, hiç birimiz böylesine güzel, öğrenci sayısı 42 bini geçmiş bir üniversiteyi hayal edebilir miydi? Önümüzdeki dönem aday olur, ya da olmaz onu bilemeyiz ama Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Burhanettin Uysal, daha şimdiden Karabük tarihine geçmiştir.

Bunu kimsenin bu saatten sonra hiç kimsenin engelleme, itibarsızlaştırma şansı da yoktur, haddi de değildir. Siyasi partilerde aday belirlenmesinin belirli kuralları vardır. Elbette her siyasi partide birbirinden değerli aday adayları çıkacak, kararı da o siyasi partinin Karabük’teki kademeleri ve Ankara’daki Genel Merkezleri vereceklerdir. Ancak, daha şimdiden birilerini itibarsızlaştırma çabaları, olsa olsa birilerine yaranmak için girişilen beyhude çabalardır.

Gerçi Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş aşamasında da bu tür sakat beyinlere rastlamak mümkündür. Kısa bir tarihi araştırma yaparsanız Cumhuriyet’in kuruluşuna karşı çıkanları, hatta dönemin değimi ile meb’us seçimlerinde bu ülkenin kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün bile milletvekili seçilmesini engellemek için “Türkiye sınırları içinde doğma ve seçim bölgesinde en az 5 yıl oturma” şartı getirmek için çaba harcadıklarını görürsünüz.

Biz şahsen ve BRTV kurumu olarak, bu kente hizmet etmiş, büyük emekler harcamış insanların, üç kuruşluk tipler tarafından şu ya da bu gerekçelerle karalanması karşısında sessiz kalamayız.

Sayın Uysal, önümüzdeki dönem aday adayı olur, aday olur, milletvekili seçilir veya seçilmez bizim ilgilendiğimiz yönü bu değildir. Bizi ilgilendiren yönü, ömrünün en verimli çağlarını Karabük’ümüzün gelişmesi, Karabük Üniversitesi gibi hepimizin öğündüğü bir üniversiteyi ülkemize ve Karabük’ümüze kazandıran çok önemli bir değerin yukarıda da belittiğimiz gibi üç kuruşluk tipler tarafından itibarsızlaştırılmaya çalışılmasıdır.

Bu tür sakat beyinlere göre, Karabük’te 13 haneli köyün torunları hariç kimse Karabük’lü değildir. Örneğin biz Eflani’li, bir başkası Araç’lı, bir diğeri Ovacık’lı, Çankırı’lı, Zonguldak’lı, Kayserili, Konyalı vs. dir. Eeee bu mantığa göre her hafta sonu Kardemir Karabükspor’umuzun maçlarının oynandığı stada adı verilen eski Belediye Başkanımız rahmetli Dr. Necmettin Şeyhoğlu Çerkeş’li, daha bir hafta önce mezarı başında anılan Kardemir işçisinin efsanevi lideri Metin Türker Trabzon Sürmene’li, yine eski Belediye Başkanlarından Dursun Altıparmak Çaycuma’lı, daha gerilere gitmeye gerek yok şu anda bu kentin Belediye Başkanı Kastamonu Araç’lıdır.

Özetle şunu söylemek istiyoruz. Bu kente emeği geçenleri veya geçecek olanları dar bölgecilik hastalığı ile karalamak, itibarsızlaştırmaya çalışmak hiç kimseye bir şey kazandırmayacağı gibi, sadece kısa süreliğine moral bozmaya, çok değerli insanları üzmekten öteye gitmeyecektir.

640x60-kucuk-manset-alt_reklam

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

1 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Asitköylü 22 Aralık 2014 / 15:42 Cevapla

Mehmet Bey, Biz her başarılı adamı milletvekili yapacaksak, Karabük’te pek çok ulusal uluslararası başarıları olan iş adamı, esnaf, sanatçı, akademisyen vs. var. Onları hemen milletvekili mi yapacağız?
Başarı tek başına yeterli değil. Ak Parti’nin aradığı en önemli özellik davaya sadakattir. Yarın menfaati gördüğünde Davutoğlu ve Erdoğan’ı yarı yolda bırakma ihtimali olan adamlar kesinlikle milletvekili yapılmayacak. Böyle bakıldığında, Osman Kahveci, Mehmet Ceylan ve Ömer Ayar, Hayrettin Dilekcan, Serdar Akça ve Ahmet Ustaoğlu ön plana çıkıyor… Rektör ve Namal’ın ne yapacağını, hangi rüzgara göre yelken açacağını kimse tahmin edemiyor ki… Öyle değil mi?…