Gülelim..

Son Güncelleme : 11 Şubat 2014 - 11:31

Son günlerde gerilen sinirler.Siyasi atmosferin getirdiği keşmekeş derken somurtan , sert ifadeler ile caddelerde gezen,koşuşturan İnsanlarımız…

Çoğunun geçim sıkıntısı var belli.

Bir kısmı da kabadayılık pozlarında sert adam rolünde…

Ama suratlar asık….Suratlar gergin….Suratlar gülmüyor…

Biz sizi bu atmosferden çıkartalım istedik.

Buyurun fıkralarımıza….

Cehennemin konforundan hoşnut kalmayan mühendis bir takım iyileştirmeler yapma kararı almış.

Kısa bir süre sonra cehennem, klimalı odaları, otomatik tuvaletleri, asansörleri, içecek otomatları ve diğer lüksleri ile bayağı rahat bir yer haline getirmiş…

Derken, günün birinde Cennet Meleği, şeytanı aramış:
-“Selam, cehennemde işler nasıl gidiyor? Neler yapıyorsunuz?”

Şeytan, memnun mesut gülümsemiş:
-“Ohoo.. Biz burada çok iyiyiz. Bir mühendis düştü buraya ki sorma gitsin. İnanılmaz lüks ve konforlu bir yer yaptı bizim orayı. Bir görsen, tuvaletlerimiz otomatik, kola makinemiz bile var.”

Melek -“Nee! Mühendis mi dedin? O adamin burada olmasi lazimdi. Çabuk onu buraya gönderin!” demiş.

Seytan: “Mümkünü yok! Kadromda bir mühendisin olmasindan çok memnunum ve onu burada tutacagim!” diye çıkışmış.
Cennet Melegi sinirle bağırmış:
“Onu çabuk buraya gönder, yoksa seni dava ederim!”

Şeytan katıla katıla gülerken şunları söylemiş:
“Yok yaa! Nasıl yapacaksın bunu? Bütün avukatlar bizim tarafta!”…

İşin şakası tabi …

Avukatlar için varda Gazeteciler için yok mu? Fıkra..

Bir ülkede bir bakan, kendisini gazetecilere hiç sevdirememiş ne yapsa kendini…

Ne yapsa makbule geçmiyor, basın her gün kendisiyle uğraşıyormuş….
Nihayet :-Öyle bir şey yapayım ki,gazeteciler mat olsun, diye düşünüp , ilan etmiş..
-Pazar günü saat 10`da bakan denizin üzerinden yürüyerek geçeceğim. İlanı vermiş…

Pazar sabahı saat 10`da tüm basın mensupları merakla toplanmış…

Bakan geldi ve elinde bastonuyla denizin üzerinde yürümeye başlamış…Karşı kıyıya kadar da yürüyerek geçmişte…

Herkesin gözleri dehşetle açılmış…
Fakat ertesi günü tüm gazetelerde şu manşetle çıkmış
-Bakan Yüzme Bilmiyor!

Meslek fıkraları varda Akıllılar yada Deliler için olmaz mı?

Bir Ata sözü vardır. Atın iyisine Doru , adamın iyisine Deli derler diye.

Adamın birisinin arabasının lastiği tam akıl hastanesinin önünde patlar.
Adam arabanın lastiğini söker. Ama lastikten söktüğü 4 bijon yuvarlanıp yağmur mazgalının içerisine düşer.

Adam bakar mazgaldaki bijonlar görünmüyor bile, çaresiz oturup düşünmeye başlar. Olayı başından beri gören bir deli parmaklıkların arkasından;
– Arkadaşım sen ne yapıyorsun orada öyle? diye sorar..
– Sorma birader, lastik patladı. Tam değiştirecektim bijonlar mazgala düştü. der..
– Düşündüğün şeye bak. Ondan kolay ne var. Bütün lastiklerden birer bijon çıkar. Lastiğe tak. Hepsinde 3 bijon olur. Seni lastikçiye kadar idare eder der deli..
– Adama çok mantıklı gelir, hemen delinin dediğini yapar.
Giderken de deliye de sorar..
– Senin ne işin var bu akıl hastanesinde.
Deli cevap verir :
– Biz burada delilikten yatıyoruz, salaklıktan değil…

Ve son döneme uygun bir siyasi fıkra ile sonlandıralım yazımızı..

Bir tıp kongresinde doktorlar tıpta gerçekleştirdikleri son gelişmeleri anlatıyorlarmış. İngiliz cerrah çıkmış kürsüye anlatmaya başlamış;

– Bir trafik kazasında bir adamın sadece bir parmağı sağlam kalmıştı. Biz onu aldık. Ona vücut ekledik. Organlarını, kasları ekledik. O kadar mükemmel yaptık ki çok çalışkan bir insan oldu. 50 kişinin yapacağı işi yaptı. 50 kişi işsiz kaldı.

Kürsüye Alman cerrah çıkmış;

– Biz bir kişinin sadece bir tel saçını bulduk. Ona organlarını ekledik. Kemik ekledik, kas giydirdik. O kadar muazzam yaptık ki çok süper birisi oldu. Çok çalışkandı. 100 kişinin yapacağı işi yapıyordu ve 100 kişiyi işsiz bıraktı.

Kürsüye Türk cerrah çıkmış;

– Siz var olan, elle tutulabilir şeylere vücut yapmışsınız. Biz daha zor olanı yaptık. Bir fötür şapka bulduk. Onu aldık, ona uzuvlar ekledik, kemik ekledik, kas yaptık. Bu kişi o kadar çok çalıştı ki başbakan oldu. Ve onbinlerce  kişiyi işsiz bıraktı.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Semih Gülen
Semih Gülen[email protected]
Karabük Gündem Haber Sitesi ve Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni - Anadolu Spor Gazetecileri Derneği Karabük Başkanı