KARABÜK’ÜN DOĞAL ORKİDELERİ

Son Güncelleme : 26 Eylül 2020 - 22:26

Orkide çok sevilen, çok bilinen ve tropikal türleri çiçekçilerde satılan bir çiçek türüdür. Orkidelere olan sevgiden ve ilgiden yurt dışında birçok orkide derneği bulunmaktadır.

Her yıl birçok orkide meraklısı, orkide gözlemcisi, doğa ve çiçeksever Türkiye’de bulunan orkideleri incelemek üzere ülkemize gelmektedir Türkiye’de birçok yabani orkide bulunmaktadır.

Diyebiliriz ki Avrupa’da ve bölgede en zengin orkidelere sahibiz.Tüm dünyada orkideler kendine hayran bıraktıran bir merak ve sanat haline gelmiştir.Karabük’ümüz de orkide açısından oldukça zengindir. Karabük’te yaşayan bizler bu açıdan da oldukça şanslıyız.

Orkideler çok yıllık otsu bitkilerdir. Bazıları toprakta bazıları ise başka bir bitki üzerinde yaşarlar. Bu bitkilerde; gövdenin tabanından çiçek durumuna kadar yeşil sapsız, basit ve kenarları tam yapraklar bulunur.

Orkidelerin gövdeleri ise genellikle dallanmamıştır.

Orkideleri en çok sevdiren ise diğer bitkilerden farklı olan çiçekleridir. Orkidelerin tozlaşması ise böcekler sayesinde olur.

Orkidelerin renklerinde çok çeşitlilik yaygındır.

Orkidelerin bazıları (cephalanthera, steveniella, ophrys) kesinlikle orman bitkileridir. Bazı türler (himantoglossum) orman ve çalı kenarlarında yaşar.

Taban suyu fazla çayırları seven orkideler (dactylorhiza, orchis, platanthera) farklıdır. Kuru çayırları seven eflatun mor renkli orkideler (anacamptis) de bulunmaktadır. Bazı dactylorhiza türleri tepelerdeki sulak alanlarda bazı dactylorhiza türleri kayalık ve çalılıkları sevebilir. 500 metreden yukarılarda comperia türlerine rastlayabiliriz. Sahillere yakın serapias türleri karşımıza çıkar.

Orkidelerden salep elde edildiği birçok insan tarafından bilinmektedir. Avrupa kaynaklarında 1700 yıllarında Salep’in en çok İzmir’den ihraç edildiği, Muğla, Milas ve Kastamonu yöresinde salep elde edildiği kayıtlıdır.

Bu bilgiden (Kastamonu’ya komşuluktan dolayı) Karabük’te de yüzyıllardır çeşitli orkidelerin doğal olarak yetiştiği çıkarımını yapabiliriz. Türkiye asırlardır salep elde eden, kullanan ve ihraç eden bir ülkedir.

Doğal ve yabani orkidelere karışmadan ve nesillerini tüketmeden, orkide yetiştiriciliği gençlerimiz için yeni ve kuvvetli bir iş kolu da olabilir.

İbni Sina’nın Kanun adlı eserinin ikinci cildinde saleple ilgili gayet geniş bilgi sunulmaktadır.

Tarihsel bir bilgi olarak orkideler, ilaç olarak da kullanılmıştır. Malagalı botanikçi Ziyaeddin İbn Baytar (1197 – 1249) da salep ile ilgili yazılar kaleme almıştır. 1691-1692 yılları arasında Mehmet Ali tarafından hazırlanan kitapta (Tercüme-i Cedide Filhavasıl Müfrede) da salep ve orkide hakkında güzel bilgiler verilmiştir.

Resim 1: Tercüme-i Cedide Fil Havasıl
Müfrede’de salep ve orkideler ile ilgili yazılar

Ülkemizde de tespit edebildiğim kadarı ile Antalya’da orkide sevenler derneği bulunmaktadır. Karabük’ümüzün de kendi öz değerleri oldukça fazladır.Karabük’ümüzde gözlemleyebildiğim kadarıyla en az 5 farklı orkide cinsi bulunmaktadır(muhtemelen çok daha fazla). Orchis ve dactylorhiza cinslerini sık fotoğraflayabildim ve gözlemeyebildim.

Cephalanthera cinsine daha az rastladım. Ophrys ve epipactiscislerini bir kere görebildim ve bu son cinsler gözlerimiz gibi korumamız gereken türler.(Amatör bir gözlemci olduğum için hatalarım olabilir.)

Resim 2: Karabük’ümüzün doğal zenginlikleri ve orkideleri

Arı orkidelerine de (Ophrys) bir paragraf ayırmak istiyorum. En ilginç ve büyüleyici özellikleri çiçeklerini dişi arılara benzetirler.

Bu sayede tozlaşma şansını artırır ve hayatta kalma şanslarını devam ettirirler. Mükemmel bir taklit ustalarıdır.

Çok nadir çiçeklerdir ve şehrimizde bulunmaktadır. [2] TRT’nin “arı orkideleri” belgeselini izlemenizi öneririm.

Doğal ve büyüleyici orkidelerimizin farkında olmak, neslinin tükenmesini engellemek ve korumak bu yazının ilk amacıdır.

Bu güzellikler, bu enfes Karabük doğası gelecekte bugünün çocuklarına kalacak. Sayıları azalan ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalan bu çiçekler Karabük’ün doğal zenginlikleridir.

Ekosistemimize zenginlik katmakla beraber, maddi ve manevi değerleri yüksektir. Katma değeri (orkide yetiştiriciliği, doğa ve çiçek fotoğrafçılığı, orkide turizmi) tahmin edilenden yüksek olabilir. 80 milyon yıldır Anadolu’da yetişen orkidelerin belki de en zengin olduğu illerden birisinde yaşamaktayız.

Karabük ili tek başına,doğal çeşitlilikte Avrupa’ya; botanik, tarım ve ziraatta Hollanda’ya rakip olabilecek potansiyele sahiptir. Bu potansiyeli ortaya çıkarmak, çok çalışkan araştırmacı gençlere bağlıdır.

Kaynaklar

1. Orkidelerimiz, Türkiye’nin Orkideleri. Dr.Ekrem Sezik.Sandoz Kültür Yayınları,1984

2. Arı orkideleri. TRT Belgesel. https://www.youtube.com/watch?v=X8n2VkRsoMc

Dr.A.Emre Taçyıldız (özgeçmişi)

1987 Gaziantep doğumlu , aslen Malatyalı. İlkokul ve ortaokulu Malatya’da okudu. Liseyi Malatya Fen Lisesi’nde tamamladı.Mersin Tıp Fakültesi’ni bitirdi. Adıyaman’da göreve başladı. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Kliniğinde 8 ay çalıştıktan sonra İstanbul  Bakırköy Ruh Sinir Hastalıkları Hastanesi’ne geçti ve burada Beyin ve Sinir Cerrahisi uzmanı oldu. Halen Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Beyin ve Sinir cerrahisi uzmanı olarak görev yapıyor. 4000 kitaba yaklaşan bir kitap koleksiyonu var. En büyük hayali eğitim ve edebiyat müzesi açmak ve öğrencilerle beraber çok şey öğrenmek. Çeşitli alanlarla ilgili (eğitim, el sanatları, düdük, ahşap kaşık, kartpostal, efemera ve saat) koleksiyonlar biriktirdi . Doğaya, çiçeklere, arkeolojiye, dağlara ve futbol oynamaya ilgi duyuyor. Eldivenleri takıp yüzlerce gönüllüyle çevre temizliği kulübü kurmak ve şehirlerimizi, insanlarımızı ve doğal hayvanlarımızı plastik atıklardan kurtarmak ise bir başka büyük hayali.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

7 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Habibullah Aktaş 26 Eylül 2020 / 22:33 Cevapla

Dr.Emre bey , biz Karabüklülere Karabükün zenginliklerini öğretiyor. Neler var haberimiz yok.

hikmet 26 Eylül 2020 / 22:39 Cevapla

harika bir araştırma. harika bir yazı bravo Karabük Gündem. editörleri…her kim vesile olup bu yazıları bizlerle buluşturdu ise helal olsun. Bu yazı Valilik tarafından değerlendirilsin. Tabi bu araştırmacı-bilimsel ruh varsa. Teşekkürler sayın doktora.

Köksal 26 Eylül 2020 / 22:57 Cevapla

Bir Safranbolu lu olarak bunları okurken hem mutlu oldum hem hüzünlendim bu zamana kadar nasıl da bilmeden dolaşmışız bu yerlerde. Ellerine kalemine bilgine ve yüreğine sağlık Dr bey.

yasir özgün 27 Eylül 2020 / 00:14 Cevapla

Yazarın emeğine sağlık, nitelikli vizyon sunan bir makale.

Semih Yıldırım 27 Eylül 2020 / 08:55 Cevapla

Bölgemizdeki böyle önemli Bilgi ve değerleri ortaya çıkarıp kendine vazife edinen Dr.Emre bey gerçekten harikasınız

Nur Dilara çetinkaya 27 Eylül 2020 / 12:31 Cevapla

Olanı incelemek farkına varmak korumak öyle güzel ki, yazınız için teşekkür ederim.Bu türlerin korunması ve çoğaltılması için neler yapılabilir? Halk bu endemik türleri biliyor ve toplamaya devam ediyor, malesef.

Gizem Sındır 27 Eylül 2020 / 15:20 Cevapla

Canıgönülden tebrik ediyorum ben de. Böyle geniş bir ufka, böylesi güzel ve bir o kadar da zahmetli bir uğraş içinde olmanıza imrendim, bir o kadar da hayret ettim dogrusu. Teşekkürler 🙏