Okur Gözünde ‘KBÜ Eğitim Araştırma Hastanemiz’

Son Güncelleme : 30 Mayıs 2019 - 23:58

KARABÜK HASTANESİ
Mehmet Necati GÜNGÖR

Atatürk’ün 1937 de kurduğu ilk fabrikalardan Demir-Çelik tesislerinin bulunduğu Karabük’teyim.

Nüfus çoğunluğunu işçi kardeşlerimizin oluşturduğu bu şehrin güzel insanları arasında olmaktan mutluyum.

Karabük’ü de, Karabük halkını da sevdik. Karabük’ün çok güzel bir üniversitesi var…Bu üniversitede okuyan oğlum için zaman zaman eşimle birlikte buraya geliyoruz.

Ben de hazır fırsat varken, bu şirin ilimizin üniversite hastanesinde tahlillerden geçiyorum.

Birkaç günden beri boğazımda bir gıcık var. Öksürtüyor beni.

Karabük Eğitim Hastanesi Göğüs Hastalıkları Bölümünden randevu aldım. Şansıma Hasan Casim diye bir doktor çıktı.

Ne yalan söyleyeyim; bu doktoru hiç sevmedim. Hastalara karşı davranışını hiç insani bulmadım.

Dünyayı iki ayağı arasına almış colomus heykeli gibi duran bir adam.
Adeta bir kibir anıtı. İnsanlara tepeden bakan bir hali var.

Hastalarına “sen” diye hitap etmesi, onları yeterince dinlememesi beni bayağı sinirlendirdi.

“Sen ne biçim doktorsun?” diyerek diklendim.
Tabii, o da bana diklendi.

Neredeyse kavga edeceğiz.

Hemen aklıma bu doktorun işçi kardeşlerimizi hakir görüp öyle davranabileceği gelmişti, kendi kendime “dur bakalım, ön yargılı olmamalısın” dedim.

Sordum, soruşturdum, hakkındaki mesajlara baktım tek övgü mesajı var, başka yok. Demek ki hastaları pek memnun edememiş diye düşündüm.

İlgili kişinin doktorluğunu tartışmıyorum elbet. Belki alanında en iyi uzmanlardan birisidir. Ama, o uzmanlığın içine insan sevgisi konulmamış nedense.

Kökenini araştırdım, Arap asıllıymış. Suriyeli de olabilir diye düşündüm.
Gerçi, insanların etnisitesiyle inancıyla pek ilgilenmem. Böyle ayırımlara öteden beri karşıyımdır.

Üzerinde durmuyorum.

Bu vesile ile hastane hakkında birkaç tespitimi ifade etmek istiyorum:

Bina ve tesis olarak güzel ama noksanları var.

Polikliniklerin bulunduğu katlara çok basamaklı merdivenlerle çıkılıyor, hastalar tıknefes oluyorlar.


Ne asansör, ne yürüyen merdiven düşünülmüş.
Yaşlı hastaların o katları zorlukla tırmandıklarını gördüm, içim acıdı.

Bir de insan unsuruna baktım; hastalar hor görülüyor bu hastanede.
Doktorundan sağlık personeline kadar psikolojik bir eğitime tabi tutulmaları gerektiğini düşündüm.


Mutlaka aralarında iyileri de vardır.

Ne yazık ki, gördüğüm manzara beni iyimserliğe getirmedi.

Milletin vergileriyle en iyi hastaneyi kurmuşsun, içine milyarlar harcayarak alet adavet koymuşsun, ama insan unsurunu ihmal etmişsin.

Olmaz.

İlgilileri uyarmak görevimiz, ben de uyarı görevimi yapıyorum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

5 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Karabük İşçi Çocuğu 1 Haziran 2019 / 01:13 Cevapla

Yazıyı esef ve hayret ile okudum. Bu hastanede toplamda 1800 fazla çalışan var. Sayın Güngör hiç bir randevu da şans denen bir şey yoktur. 3 göğüs hastalıkları uzmanı var. Siz onaylamasaydiniz o doktora randevu verilmezdi. Ayrıca ırkçı soyleminiz nedeni ile ayrıca sizi kınıyorum. Bu kişi 30 yıl önce göç etmiş ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı. Merdivenler konusunda haklı olabilirsiniz ama poliklinikler kısmında 5 adet asansör bulunmakta. Siz hekime karşı peşin hüküm ile yazmissiniz. Ayrıca olay anlattığımız gibi olmadığını sizde çok iyi biliyorsunuz.

Muhtar 1 Haziran 2019 / 14:30 Cevapla

Bu nasıl bir yazı? Neresinden tutsanız elinizde kalır. Yargısız infaz yapılıyor, çok ayıp.
İnternet sitesi bu haberi yapmadan önce doktorla konuyu konuştu mu? İddiaların doğru olup olmadığını sordu mu? Doktorla konuşmadan yayınlayabilir mi?
Hastane yönetimi veya sağlık müdürülüğü bu yazıyla ilgili bir açıklama yapacak mı?

    admin 1 Haziran 2019 / 14:44 Cevapla

    muhtar bu ne mantık, sana da sorsaydık mı? haber/yorum okurdan geliyor ve altına imza attığına göre sorumluluğunu almış..doğru olup olmadığını yada içinden bazı konuların ne olduğunu kamuoyu biliyor..biz ne doktor beyi suçlarız ne de bir başka kişiyi…kamuoyunu ilgilendiren haberi kamuoyunun bilgisine veririz..herkes işini iyi bilsin yapsın…sende muhtarlığını (feyk adınla) onu yap oldu mu kardeşim.

Muhtar 1 Haziran 2019 / 16:37 Cevapla

Admin eleştirimizi beğenmedi galiba. Sizinle aynı şeyleri sağlık personeli de hissetmiş olabilir.
Birisi valilik veya adliye ile ilgili, oradan bir savcı, üst düzey memurun adını vs vererek bir yazı hazırlasa, kuruma sormadan yayınlayabilir misiniz? Yazının altında yazarının imzasının olması her geleni yayınlayabileceğiniz anlamına gelir mi?

    admin 1 Haziran 2019 / 18:35 Cevapla

    yoo beğenmemezlik değil eleştiri yapmışsınız bizle ilgili yanıtını verdik dürüstçe. siz feyk hesap kullanıp isim bile veremezken biz bize ters gelen, ANCAK; OKURA duyduğumuz saygı gereği yayınlamak gereği duyduğumuz yorumun kamuoyunu ilgilendirdiğini ve bununda haber niteliği taşıdığını anlattık.. Bilmem anlatabildikmi Muhtarım.