Titrettir Yazdı “Kurban Bayramı”

Son Güncelleme : 18 Ekim 2013 - 14:56

——————————————————-

ÖZET ; Hükümetin dinamik bakanı  “Yargı bağımsızdır ama sorumsuz değildir..” özlü sözüyle hakemlere ayar çektiğinde ağustosun orta yerindeydik.. Kurban bayramı zank diye geldi iyimi…Kurbanlar kesilecek biz yazar çizer takımına da paylar verilecek diye umutlar arttı..Hayırlısı Allah’tan..

——————————————————-

 

KURBAN BAYRAMINDA ETİ KASAPTAN ALANLAR

BURAYA ..!

Kurban olayım , demek kolay Kurban bayramında kurban kesmek zor.

Ahalimiz yaratıcılıkta sınır tanımıyor..

Kurban bayramı öncesi de kilosu üç liradan baklava satıp para kazananlar , nasıl oluyor,  araştırmasına takılınca < baklavada fıstık yerine bezelye kullanıldığı>  anlaşıldı..

 

Bayram öncesi bizim balkanların ve Avrupa’nın fiziki yapısını inceleme uzmanı baş yazar Semih GÜLEN “kendi namı hesabımıza kurban eti gönderenlerin, göndermeyenlerin çetelesini tutmuyoruz”  dese de bilgisayarında ki notlarında listeleri bizzat tespit ederek uyarı yapıyorum..

 

Kurban kesip KARABÜK GÜNDEME uğramadıysanız karışmam..

Biz burada Kurban eti beklentisi içinde olan yüz binlerce orta direk ailesinin problemini dile getiriyoruz..

Kamu yarınadır gayretimiz. .

 

Örf, âdet, gelenek, görenek, töre değişiminde geldiğimiz son nokta; “Kestiğimiz kurbanı kimseye yâr etmemek..” anlamına geldiyse eğer bu yazımı oku derim..

 

Kurban kesmenin birinciye gelen vecibesi, hayvanın etini muhtaçlara, fakire fukaraya dağıtmaktır..

 

Bu edinilen yeni törede  ise , kurbanı, evde “dipfrize” stokluyor, böylece kendimizi “kurban etinden sebeplenmesi gereken fukaraların” birinci sırasına koymuş oluyorsunuz !!!!

 

Madem ete bu kadar meraklısın, ne diye kurban kesiyorsun? Git kasaba, etin istediğin yerinden istediğin kadar al..

 

Buz dolabının derin dondurucusunda stokla..

 

Kesimiydi, yüzmesiydi, parçalamasıydı zahmetine girmezsin hiç değilse..

 

Yok hava meselesi yağmur yağmadan eti dolaba atayım dersen  yada O zaman da kurban vecibesini yerine getirmemiş oluruz.. diyorsan ; Meseleyi netleştirmiş olursun…

 

Senin niyetin Allah rızası için kestiğin kurbanı fakir fukaraya dağıtıp, hayır dualarını almak değil.. Mutfağa giren eti “toptan hesabıyla” daha ucuza getirmek..

Diğer taraftan da omzunun sağında konuşlanıp sevaplarının çetelesini tutan meleği kandırmak.. (?)  

 

Ehh sana göre tabi.. O deftere yazacaklar:  “ Ahmet  Bey bu bayramda kurban kesti.. Böyle giderse cennetlik..”

 

Omzunun solunda konuşlanan melek de tuttuğu “günah defterine” not düşecek: “ Ahmet  Bey, kestiği kurbandan kimseye zırnık koklatmadı.. Hepsini kendi ziftlendi..”

 

Şimdi bu Bey’in ince hesabına bakıp, durumunu irdeleyelim..

 

“Kurban kestik sevap işledik..

“Kurbanı kimseye yâr etmeyip günaha girdik..”

“Sevabımız günahımızı götürürse yediğimiz etler de yanımıza kâr kalır..

Yukarıdaki ince hesabın tek sahibi Ahmet Bey değil..

Bu ince hesaba  bizim büro  patent vermeye kalksa yüz binlerce kişi hak iddia edebilir..

 

Bir “Kurban Bayramları mağduru” olarak bunu kesin bir dille söylüyorsam inanın siz bana bir bildiğim var.

On seneden fazladır Karabük’ün  iyi sayılan  semtinde oturuyorum..

 

Konu komşunun da cümleten tuzu kuru..

 

Daha bir bayram kapımızı çalıp hatır soran, bayram kutlayan olmadı..

Evin kapısından daha yarım kilo kurban eti girmedi.. Ola ki “Koskoca köşe yazarı.. Ona kurban eti lazım gelmez..” gibi hatalı bir görüşe takıldılar, o yüzden et yollayan yok diyelim..

 

Yahu baş yazara yollayın..bari..

Ofiste ki garip Burak  asgari ücretli..

Onu her bayramda sıkılayıp “Sana hiç kurban eti veren olmadı mı?” diye soruyorum..

 

Her seferinde cevabı aynı: “Abi tövbe vermediler..” Davardı, sığırdı, kesiyorlar hayvanı..

 

Bakıyorsun kurbanın gövdesi ortadan yok olmuş..

 

Sanki cinayet işliyorlar da örtbas etmek için maktulün cesedini yok ediyorlar..

Her neyse.. biz bayramın ikinci gününü de idrak ettik.. baktık hasılat yine sıfır..

Ehh Mecburen kasabın yolunu tuttuk..

Kurban bayramlarında yaklaşık dört beş milyon hayvan kesildiğinden et fiyatlarının etkilenmesi gerekir değil mi? Nerede…

Alın size ahaliye kurban eti dağıtılmadığının bir delili daha..

O kadar hayvanın üçte biri fakire fukaraya, konuya komşuya dağılsa bile et piyasası etkilenmez mi?

Dün mangalı boşuna hazırlamışız..

Bayramın üçüncü günü, bende umut kalmadı..

Ağır ağır anlamaya başladım…

Neden mi? İki gündür bayramlarını kutlamak için kimi telefonla arıyorsak “Kestiğiniz kurbanı Allah kabul etsin..” deyip zarf atıyoruz..

Çoğunun cevabı aynı.. “Biz dördüncü gün keseceğiz..” Bu da kurban eti kaçırmanın başka bir yolu olsa gerek..

  Üç gün bekleyip kendilerine kimlerin et gönderdiğine bakacaklar..

Ona göre karşılık verecekler..

Her durumda, kurbanı son gün kesen kazanıyor..

Ahali hepten fetbaz olmuş..

Ama ben de bu işin peşini bırakmam.. Her bayram oturup “Nereye gidiyor bu kurban etleri?” yazısı yazarak vicdan yaparım, yedikleri kavurmaları burunlarından getiririm..

 

Not; Bu yazıyı okuyup kurban eti bırakacaklar lütfen KARABÜK GÜNDEM ofisimize bırakmayın arayın beni Kurban Eti gelinip itina ile alırım. Bu Hizmette bizden olsun bari.

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.