Dinçel; Gazetecilere açıklama yaptı

Son Güncelleme : 03 Mayıs 2017 - 18:24

 

CHP İl Başkanı Av. Erdoğan Dinçel, Referandum sonuçları ve Olağanüstü Kurultay ile ilgili olarak gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Başkan Dinçel; referandumda çıkan sonuçlara göre AK Parti’nin Ülke genelinde olduğu gibi Karabük’te de gerileme sürecine girdiğini belirtirken, Olağanüstü Büyük Kurultay ile ilgili olarak yaptığı değerlendirmede ise İl Başkanlarının yüzde 90’ının Genel Başkan desteğinin tam olduğunu söyledi

Dinçel: “CHP’de Olağanüstü Bir Kurultaya Gerek

Yoktur”

CHP’de olağanüstü bir Kurultaya gerek olmadığının altını çizen Başkan Dinçel, ilk olarak referandum sonuçlarını değerlendirdi.
16 Nisan’da yapılan referandumda çıkan sonuçlara göre, AK Parti’nin ülke genelinde olduğu gibi Karabük’te de gerileme sürecine girdiğini ifade eden Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Erdoğan Dinçel; “CHP Genel Merkezi ve İl ve İlçe Örgütleri olarak Referandumun değerlendirmesini yaptık. Öncelikle Karabük’e baktığımızda CHP’nin öncülüğünü yaptığı Referandumda HAYIR kampanyası çerçevesinde alınan oy oranına bakıldığında daha doğrusu HAYIR oylarının oranına bakıldığında yüzde 40’lara yakın bir oranın yakalandığını görüyoruz. Biz daha önceki açıklamalarımızda Karabük’te yüzde 40’ları aşmak gibi bir hedef koyduğumuzu söylemiştik, yüzde 40 ve üzeri HAYIR oyu Karabük’te başarının bir ölçeği olacağı düşüncesindeydik. Bu yüzde 40’ı yakalayamadık ama çok az bir farkla yüzde 38.5’la bu hedefimize çok fazla yaklaştık. Bu anlamda baktığımız CHP, Karabük’te bu çalışmalar çerçevesinde başarısız olduğu demek mümkün değildir. Ayrıca olayın diğer boyutuna baktığımızda AK Parti ve onun öncülüğünü yaptığı EVET Bloğuna baktığımızda yüzde 60’larda bir EVET çıktığı görülüyor. 1 Kasım seçimlerinde AK Parti’nin tek başına almış olduğu oy yüzde 60. Tekrar referandumda AK Parti, MHP, ve BBP’nin desteklemiş olduğu EVET Bloğunun almış olduğu oy yine yüzde 60. Yani AK Parti 1 Kasım seçimlerinde almış olduğu yüzde 60 oyun çok daha altında kalmıştır. Bu AK Parti’nin Karabük’te artık gerileme sürecine girdiğini göstermektedir. 1 Kasım seçimlerinde tek başına yüzde 60 oy alan AK Parti iki partinin MHP ve BBP’nin desteğiyle yüzde 60’ı zor yakalamıştır. Karabük boyutunu bu şekilde değerlendirebiliriz. Diğer boyutuna baktığımızda Türkiye genelinde yüzde 49 civarında bir HAYIR oyu alınmıştır bunun hepsini tabi CHP’nin oyu olarak değerlendirmek doğru değil, ancak biz Türkiye’de HAYIR oylarının EVET oylarından fazla çıktığını, Türkiye’de aslında gerçekten HAYIR oylarının kazandığını, referandumun onaylanmadığını, Anayasa değişikliğinin de halk nezdinde onaylanmadığını düşünüyoruz ve bunu da iddia ile de ortaya koyuyoruz. Çünkü seçim çalışmaları sırasında yapılan hatalar, yanlışlıklar, oylardaki kaymalar, usulsüzlükler, kanunsuzluklar, çalınan oylar dikkate alındığında bunun doğruluğu ortaya çıkacaktır” dedi.

“CHP de Olağanüstü kurultaya gerek yoktur”

Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanan gelişmeler ve Olağanüstü Büyük Kurultay çağrısını da değerlendiren Başkan Dinçel, CHP’de Olağanüstü bir Kurultaya gerek olmadığının altını çizerek, “Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki gelişmelere gelince CHP Genel Merkezi önce milletvekilleri ile bir araya geldi. Sonra Belediye Başkanlarımızla toplantı yapıldı. Daha sonra Parti Meclis üyeleri ile toplantı yapıldı değerlendirme yapıldı. En son İl Başkanları toplantısı yapılarak referandum süreci değerlendirildi. İl başkanları toplantısında il başkanlarımızın tamamına yakını belki de %90 üzeri il başkanımız, bu tartışmalar doğrultusunda genel merkezimize ve genel başkanımıza desteğinin tam olduğunu açıkladı. Parti içinde bir bütünlük olduğunu söylediler. Önümüzdeki dönemde artık AKP’nin seçim alma şanslarının çok zora girdiğini, cumhurbaşkanlığı seçiminde iddialı bir konuma gelindiğini ortaya koydular. Ve ayrıca olağanüstü kurultay konusundaki düşüncelerini bildirdiler toplantıda. Burada çıkan sonuç şudur. İl Başkanları %90’în üzerindeki il başkanının birlikteliği ile CHP’nin olağanüstü bir kurultaya gerek yoktur. Referandum sonrasında böyle çağrıların yapılması doğru değildir. Bunlar partiye zarar vermektedir. Her seçim sonrasında bazı kişilerin bunu alışkanlık haline getirdiğini ve bu tavırlarını da sürdürmeye devam ettiğini, CHP’nin ve kamuoyunun artık bunlara alıştığını, bunları artık çok ciddiye almamaları gerektiğini ortaya koydular. Sonbaharda kongreler süreci başlıyor. Sadece genel merkez ve yönetimi değil, partinin tabanından itibaren yukarıya kadar, genel başkan düzeyine kadar tüm örgütlerde bir yenilenmeye gidilecek zaten. Bunu bizlerde istiyoruz. Bununla ilgili olağan takvim başlayacak. Olağan takvim başladığında bunun gereği yapılacak. Olağanüstü kurultay diye çağrı yapanları anlamakta zorluk çekiyorum. Şimdi olağanüstü kurultay yaptığımızda önümüzdeki yıl bir kongre sürecimiz başlayacak. İl –ilçe kongreleri yapılacak. Birde olağan kurultay yapacağız. Eğer değişimse, arkadaşlarımız gerçekten partide değişim istiyorlarsa, olağan üstü kurultayı değil, partinin olağan kongreler sürecini beklemeleri gerekmektedir. Çünkü yukarıda Genel Başkan değişimi ile parti değişime uğramayacak. Partinin gerçekten bir değişime ihtiyacı varsa, bunun kongreler sürecinde ilçe yönetimlerimizden başlayıp, il yönetimlerimiz ve genel merkez yönetimlerimiz ve dolayısıyla genel başkanımıza kadar bu değerlendirme yapılacaktır. Doğrusu da budur. Karabük’te de bir değişime ihtiyaç duyulabilir. Bunu bizlerde istiyoruz. Bir kadro yenilenmesine ihtiyaç duyulabilir. Bunun gereği de olağanüstü kongre yapmak değildir. Yaz sonunda kongreler sürecimiz başlayacak. İlçe başkanlarımızdan il başkanlarımıza kadar, il yönetimimize kadar, partide bir yenileşmeye gidilecektir. İşin doğrusu da budur. Bunun dışındaki düşünceler partiye zarar veren, doğru olmayan düşüncelerdir” diye konuştu.

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.