Karabük Kuş Evleri: Bir Sevgi ve Bilgi Mimarisi

Son Güncelleme : 06 Aralık 2020 - 22:19

Bilginin ve Sevginin Canlanması İçin Güzel ve kıymetli medeniyetleri bilgisiz, sevgisiz ve estetiksiz düşünemeyiz.

Yüce ve gönülden bir kuş sevgisinin eserleri olan kuş evleri, kendi dışımızda yaşayan canlıların sorumluluğunu ve haklarını da üstlendiğimiz bir bakış açısının yansımasıdır. Kubbeleriyle, camileriyle, han ve kervansaraylarıyla ve yerel konak ve evleriyle Türk mimarisindeki eşsiz inceliklerden birisi de kuş evleridir.

Yapılan binanın doğal bir parçası olarak kabul edilen kuş evleri; kuş köşkleri, güvercinlik, kuş sarayları veya serçe sarayları olarak da adlandırılır.

Kuş evlerinin bilinen en eski örneği Edirne Eski Camisindedir (1404- 1413). Japonya hariç en yaygın Anadolu Türk coğrafyasında bulunmaktadır.

Kuşevlerinin kültürel, estetik, felsefik ve tasavvufi arka planlar bulunmaktadır. Prof. Dr. Nusret Çam bunları şöyle açıklıyor.

– 1. Dini inancımıza bağlı olarak kainattaki bütün varlıkları koruyup kollamaktan sorumluyuz. Bir eşyayı bile rahatsız etmemeliyiz.

-2.Türklerde eskiden beri var olan konuseverlik duygusundan dolayı kuşlar için de bir şeyler yapılmalıydı.

Yunus Emre’nin “yaratılanı hoşgör, Yaratandan ötürü” sözü bu durumu özetliyor.

Gönül dünyamızda kuşlardan özelikle bülbül, turna ve güvercinin yeri bir başkadır. Halk oyunlarımız (Kayserinin topal serçe, Bingölün Kartal oyunu …) da kuşlarla ilgili bir çok oyun bulunmaktadır. Türkülerimizde ve şiirlerimizde bolca kuş figürü geçmektedir. Belkısın tahtının yerini Hz. Süleymana bildiren de hüthüt kuşudur. Haz. İbrahime su getirenler arasında üvelik ve bülbül de bulunmaktadır.

Halk arasında Leyleklerin hicazdan geçtiğine inanılır bu yüzden Hacı Leylek denilirdi. Türk hat sanatında “Kuş Besmelesi ve Leylek besmelesi” meşhurdur.

Göktürkler’de kartal figürü, Selçukjlu devrinde, çini ve taş işçiliğinde çok fazla kuş fügürü vardır. Bir çok türküde geyik avı, karaca avı hoş karşılanmaz ve uğursuzluk getirdiğine inanılır.

-3. Kuş ve hayvan sevgisinin altında bir bilgi felsefesi ve estetik anlayışı da bulunmaktadır.

Pek çok Osmanlı Sultanı deha seviyesinde bestekar, ressam, şair ve mimardır. Gül koklayan hakan resimlerimiz

Uygur duvar resimlerine dayanmaktadır. Bu örnekler bilginin ve çalışkanlığın örnekleridir.

4. Bu yazıdaki en önemli ve en değer verdiğim cümle, Prof. Dr. Nusret Çam’ın yazısından alıntılıyorum; “Sevmeyen insan, cömert olamaz.” Vakıf yapan insanlarda hak ve sevgi kavramı mutlaka vardır.

Sorumluluk duygusunun bilincine erememiş insan cömertlik erdeminden nasibini alamaz. 

Güçlü bir medeniyetin tesisi için sevgi ve hak kavramlarının yanında bilgi ve estetik duygu şarttır. İnsanın ve çevrenin mutluluğuna yönelmiş faaliyetler; bir sonsuzluk arayışıdır.

5.Tarihimizde güçlü medeniyetler inşa eden güçlü şahsiyetler vardır. Yüce kurtarıcımız Atatürk Ankara’ya yerleşir yerleşmez, bozkırları ağaçlarla donatmak için çalışmıştır.

Devletimizi büyük bir zaferle kazandı. Devamını zengin bir kültür ile sağlayabiliriz. Kuş evlerinin yapılmasının ardında gerçekten insanın var oluş bilinciyle ilgili gizli bilgiler bulunmaktadır.

Dünya da leyleklerin barınması için ilk hastane Bursa’da açılmıştır. Gurabahane-i laklakan adı verilen leylekler şifahanesi yapılmıştır. Sert geçen kışlarda hayvanların beslenebilmesi için vakıflar kurulmuştur. Kültürümüz her şeyden önce bir gönül kültürüdür.

Türk kültüründe diğer canlılar bizden biridir ve öteki değildir. Ruhun temizlenmesi ve huzur için temiz bir doğa, su sesi ve kuş sesleri gerekmektedir.

Karabük, Safranbolu, Yörük köyü ve diğer birçok köyümüz bu güzel geleneği, bu hoşluğu sürdürmüştür ve yaşatmıştır. Dikkatlice gezersek birçok kuş evi fark ederiz.

Safranbolu eski çarşıda ve Yörük köyünde birçok kuş evine rastlamaktayız. Bu ince ve küçük mimari öğeler kentimize değer katmaktadır.

Bunların farkında olmalıyız. Birçok camide, cinci hanı ve cinci hamamında çok sayıda kuş evi bulunmaktadır. Yine değerli türbelerimizde, Aşağı Tokatlı Köprüsünde (Geç Osmanlı Dönemi) kuş evlerinde kuşlar yaşamaktadır.

Eski belediye binasında (eski çarşı) da güzel kuş evleri bulunmaktadır.  Karabük ve Safranbolu eski ve estetik değerler konusunda çok zengindir. Bu kültürel miras bugünün çocuklarına kalmalı, geleceğe aktarılmalıdır. Gençler bu konuda makale üretmeli, sanatçılar resimler ve kartpostallar yapmalıdır. Bu konuların hepsi birer kitap konusudur.

Bu değerleri korumak için bunların envanteri çıkarılmalı. Dernekler kurularak hem geziler düzenlenebilir hem de farkındalık oluşturulabilir. 

Bu zenginliğin farkında olmak ve yaşatmak için bizler çok çalışmalı, çok araştırmalı, çok okumalıyız ve en önemlisi değerlerimize inanmalıyız.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

3 ADET YORUM YAPILDI

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
Mehmet s. 6 Aralık 2020 / 18:36 Cevapla

Gözümüzün önünde olup da göremediğimiz ne güzellikler var. Teşekkür ederim. Okurken geçmişe yolculuk yaptım adeta

Zehra T 6 Aralık 2020 / 21:40 Cevapla

Çok güzel bir yazı olmuş Dr bey emeğinize sağlık👏👏👏

Dr E.A. 7 Aralık 2020 / 12:00 Cevapla

Müthiş bir yazı daha meslektaşım Emre Beyden. Sizinle tanışmak isterdim doğrusu. Burada merak ettiğim ise Safranbolu Kültür Müdürlükleri, Koruma Müdürlüğü Vs. yada Valilik İl Kültür Müdürlüğü Safranbolu’muz için yazılan bu yazıları değerlendiriyor mu? Değerlendirmeye alıyor mu? Değerlendirmeye alacak nitelikte buluyor mu? yoksa salla başı al maaşı bizim oralarda da yerleşti mi? sağlıcakla kalın mesafenizi koruyun MASKE siz adımınızı atmayın..