“Ölüm Sosyolojisi”

Son Güncelleme : 04 Aralık 2014 - 17:47

 Kitap Tanıtımı ve İmza Günü

 

page

 

Sosyoloji Kulübü organizatörlüğünde Hamit Çepni Konferans Salonu’nda Üniversite Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Adem Sağır’ın yazmış olduğu ‘Ölüm Sosyolojisi’ adlı kitabın söyleşisi ve imza günü yapıldı.

Üniversitenin Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Adem Sağır’ın özgeçmişinin okunmasının ardından Sayın Sağır yaptığı konuşmasında: “Hüzünle başladık ama bugün o tarzda gitmeyeceğiz. Ölüm dendiği zaman ahiret ile ilgili kavramların çoğu gelmekte akıllara. Ahiret, cennet cehennem vs. Bunlar ilahiyatın alanı bizim bunlara girme kaygımız yoktu. Tek kaygımız ölümün gündelik hayatta neye karşılık geldiği anlatmak. Çok mezarlık gezdik. Sadece taş görmüyoruz o mezar taşlarında. Ona baktığımızda toplumsal statü görebiliyoruz ne kadar sevildiği ne kadar tanındığı gibi. Mezar taşlarında önemli göstergeler vardır. İşte sosyolojiye de buradan gidilmekte. Dünya üzerinde marjinal olarak ölünün sergilenmesi gibi ilginç şeyler de var. Bunlar bütün toplumlarda vardır. Tahta oturtulan cenaze gibi. Mezarlık sosyolog adayları için korkularından ve kaygılarından sıyrılmak için mükemmel bir yer. Ölümle sürekli karşılıyoruz bundan sıyrılıp nesnel bakabilmek mezarlığa girmekle olur ve sosyolojide böyle başlar. Mezarlıklarda acı manzaralarda var. Mezar taşlarına yapılan muamele pek iç açıcı değildi. Onlara sadece taş gözüyle bakmamalı. Sınıf farkını mezarlarda görebilirsiniz. Zenginlik ve Güç göstergesi gibiler bazı mezarlar. Resimlerden ve şatafatlı mezarlardan örnekler verebiliriz. Bizim işimiz gösterge olarak toplumdaki karşılığını göstermek. Endonezya’da her 3 yılda 1 ölüler çıkartılıp temizlenip gezdirilmekte. Sosyolojide batıl inanç kavramı yoktur. Yoksa din sosyoloğu kıvamına gelirsiniz. Buda tasnif ettiğimiz bir durum değil. Mengen’in Baba Hızır köyünde türbe de bir ziyaretçi defteri bile bulunmakta. Biz bunu değil göstergeleri tartışmalıyız sosyoloji bu anlamda neye karşılık gelmekte diye. Ünlü arabesk sanatçısı Müslüm Gürses cenazesine garibanları toplayan tek sanatçıydı. Bazı insanlarda o mezara gidip çilingir sofrası kurup onun şarkılarını dinlemekte mezarlıkta. Mezarlık sadece ölüm mekanı değil oralarda insanların kendilerini farklı bir biçimde sunduğu mekanlar. Çanakkale’de basit kale kütleleri görmüyoruz orda o manevi havayı duymaktayız hepimiz. Mezarlıklarda modern esintiler de görmekteyiz. Biz mezarlara çiçek götürmek gibi kültür oluşturduk. Bunu da Amerikan filmleri ve dizilerinden aldık. Modernize karşısında hiçbir şey duramamakta malesef. Şehirlerde bu durum ise çok farklı hastanede her işi halledilip eve getiriliyor helallik alıp gömülüyor. Ölüm geniş bir alan arkadaşlar.” diyerek sözlerine son verdi.

Türk Sineması ve dizilerden ölüm temalı sahneler izlendikten sonra soru cevap kısmına geçildi.

Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Adem Sağır ‘Ölüm Sosyolojisi’ kitabını sahibi öğrencilerin kitaplarını imzalaması ile program son buldu.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.