Neden İş Güvenliği

Son Güncelleme : 08 Ocak 2018 - 17:35

Hazırlayan Muharrem Karadağ ( İş Güvenliği Uzmanı)

 

 

Öncelikle iş sağlığı ve güvenliği;

İş yerindeki fiziki çevre şartları, çalışma ortamı gibi sebeplerden ötürü işçilerin karşılaşabilecekleri sağlık sorunları ve mesleki sorunların en aza indirilmesi veya ortadan kaldırılması için analizler ve çalışmalar yapılmasına İş Sağlığı ve Güvenliği denir.

İş sağlığı ve iş güvenliğinin tam olarak sağlanabilmesi için iş ortamında oluşabilecek tehlikelerin, sağlığa zararlı olabilecek şartların risk ve tehlike analizleri yapılarak ortadan kaldırılmaları gerekmektedir.

İş güvenliğinin sağlanması için alınan tedbirlerle hem işçi, hem işletme, hem de iş yeri korunmuş olur.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının verilerine göre;

Türkiye’de GSMH’ nın %5 nin işverenlerin ve çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği kurallarına uymamalarından dolayı meydana gelen kayıplara harcandığını ortaya koymaktadır.

Bu oranı şirket bazına indirdiğimizde İSG sistemini işyerine yerleştirmeyen bir şirketin ekonomik kaybı yıllık satış hasılatının %5’ ne denk gelmektedir. Bu bir şirket için büyük kar kaybı demektir.

Uluslararası Çalışma Örgütünün ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının verilerine göre; Türkiye’de sigortalı işçilerde iş kazası sonucu ağır yaralanma ve ölüm oranı her bin kişide 5 dir.

DİE verilerine göre ise bin kişide ölüm oranı 13 dür.  Bu oran Avrupa ülkelerinde 1 dir.

Bu nedenle gelişmiş ülkelerin yakalamış olduğu ivmeye benzer bir ivme yakalamak için ülkemizde de son yıllarda çıkartılan Kanun ve Yönetmeliklerle İş Sağlığı ve Güvenliği konusuna çok daha ciddi yaklaşımlar sergilenmektedir.  Yapılan düzenlemeler ve çıkartılan kanunların meyveleri henüz tam olarak alınamasa da, girilen yolun ne kadar doğru olduğu, iş kazalarında meydana gelen azalmalarla gözle görülmeye başlanmıştır.

Yapılan düzenlemeler neticesinde, çalışanlara getirilen sorumluluklarla birlikte, işverenlere ve işyerlerine çok ciddi yapısal değişiklikler getirilmiştir. Gelişmiş ülkeler seviyesinde bir İSG sistemi oluşturmak adına devletimizin attığı adımlara işverenlerinde bir an önce tam olarak destek verip gerekli ivmenin yakalanması gerekmektedir.

İşverenler; İş Sağlığı ve Güvenliği kültürünü vizyonlarının bir parçası olarak kabul ettiklerinde, üretim ve kalite artışını, şirketlerin karlılığını, itibarını ve rekabet gücünü artıracaklardır.

İşverenlerin İSG konusundaki duyarlılığı; çalışanlarını bilgilendirmesi, işyerinde potansiyel tehlikelere karşı gerekli tedbirleri alması ve güvenli bir çalışma ortamı hazırlaması, iş kazalarını asgariye indirecektir.

Ayrıca, bir işyerinde İSG çerçevesinde çalışanların sağlığına değer verilmesi onların motivasyonuna olumlu katkı sağlayacak, üretimde verimliliği artıracaktır.

Tüm bunlara rağmen; hala İSG konusunda duyarsız olan işverenlerin ne kadar çok risklerle karşı karşıya kaldıkları ve ekonomik olarak ne büyük kayıplara uğrayacaklarını anlayamamış olmamaları son derece üzücüdür.

Bunun sebebi ise işverenlerimizin ve çalışanlarımızın İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda yeterli bilgiye sahip olmamalarıdır.

Eski bir değiş vardır;

Bir mıh, bir nal kaybettirir,

Bir nal, bir at kaybettirir,

Bir at, bir komutan kaybettirir,

Bir komutan, bir savaş kaybettirir,

Bir savaş, bir ülke kaybettirir,

Bütün bunlara sebep, sadece bir mıh.

Bir işyerinde, İSG kurallarına uymamak birçok kazalara sebebiyet verir.

Kazalar ölümlere sebebiyet verir.

İşyerindeki ölümler psikolojik çöküntüye, üretim kaybına, maliyetin artmasına ve ağır maddi kayıplara yol açar.

Bu kayıplar işyerlerinin itibarıyla birlikte rekabet gücünü yok eder.

Rekabet gücünü ve itibarını kaybeden bir işyerinin ayakta kalması düşünülemez.

Bütün bunlara sebep; O işyerinin İş Sağlığı ve Güvenliği Politikasının olmayışıdır.

İşverenler İSG kültürünü ya işyerinde yerleştirerek varlığını güvenle sürdürecek, ya da yok olacaktır.

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.