Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya

“Yeryüzündeki insanların kutsal saydıkları günleri, kutsal saydıkları mabetleri …”

Gelenekler kaybolabilir. Bu böyledir. Bazılarının yok olması bizi hüzünlendiriyor olabilir

Gelenekler kaybolabilir.

Bu böyledir.

Bazılarının yok olması bizi hüzünlendiriyor olabilir ama  bu böyledir  işte.

Zaman birçok gelenek,huy,adet bilmem ne,ne varsa yıkıp yömürüyor.

Yıkıp yömürme  tamlamasını babamdan duyardım.

Yıkmak, dağıtmak anlamında bir deyim. Gerede havalisinde kullanılırmış.

Ben de az kullanmam hani. Çok dinledim ben babamı.

Bizim oralarda, yani benim büyüdüğüm mahallede Atatürk mahallesi’nde ,henüz terk edilmemişken meskenler, çokça  aile hala oturuyor, komşuluk yapıyorken, annelerimiz ,ablalarımız kapı önlerinde çene çalarken, çocuklar 10-20 metrelik alanlarda plastik topla futbol oynarken Kurban bayramlarının alışılagelmiş bir adeti vardı.

Çoğunlukla danaya girilirdi.Şimdi de 7ortak dana olayı vardır da bu kez uzaklarda bir çiftlikte falan oluyor. Ortak ortağı tanımıyor.Orada görüyorsun, aaa hastaneden Orhan kardeş, hastanede göremiyoruz, Akörendeki besihanede bari hasret giderelim.

Koyun,keçi gibi küçükbaş hayvanlar az tercih edilirdi.

Kendini yediye saydıramayan  gecikmiş komşuların tercihiydi koyun, keçi.

Onlar da  arefe ya da bayramın ilk günü Cuma pazarı civarında  ,hala tasını tarağını toplamamış hayvan satıcılarından alıp gelirlerdi.

Kurban bayramı namazı süreci çok da iyi geçmezdi.

Sıklıkla takıldığım camimizin  hocası 15 yılda  30 bayram namazı kıldıysam aynı hutbeyi dinletip emekli oldu.

Hutbe şöyle başlardı : “Yeryüzündeki insanların kutsal saydıkları günleri, kutsal saydıkları mabetleri ,kutsal saydıkları vesaireleri vardır ,işte biz Müslümanların da kutsal günleri estaizü billah…. “ bayrama ait bir ayet okurdu.

Kurban bayramı sürecinin  birinci gün sabahtan başlayıp ,namaz ve hutbe boyunca olgunlaşan, namaz bitimi eve dönüş yolunda patlayacak gibi olan  kaygının  nedeni , bahçemizde  kurban edilmeyi bekleyen dananın kesilme süreciydi.

Kalp hastalığı münasebetiyle sadece  talimat veren babacığım ( eski elbiselerini  giymeyi ne çok severdi, üstünde hep demir- çelikten verilen kalın  ceketimsi mont gibi bir şey hatırlıyorum, senede 1 kere giyilip , ardiyede  bi yere sıkıştıyordu herhalde ki yeni giydiğinde geçen yıldan kalan  toz toprak  olurdu,demek yıkanmamış) dananın yıkım işini abime ve bana havale eder, olay sırasında  kasap elini sıcak sudan soğuk suya sürmez, sadece keserdi.

Üstümüz başımız kemre olur, bazen boynuz ve ayak darbeleriyle oramız buramız yaralanırdı. Hayvanla göz göze gelmemeye özen gösterirdim .O ayrı bi mesele

Kurban ortaklarımız ya işinde ya aşında  ya uyuyor olurdu.

Kesim ve paylaşım esnasında  yoklar diye, akıllarına bi şey gelmesin diye  bölüşüm sonrası en kral parçalar gelmeyenlerin olurdu.

Sonra  bu adet bitti.Eve dana alıp  7 ortak bulma adeti.

Zamanın  bu adeti yıkıp yömürdüğü iyi  oldu.

Babamın danaya uygun ortak bulamadığı ve de dana alamadığı en son 3-5 bayramda, namazı ve hutbeyi huzur içinde icra ettim. Hutbe aynıydı :

“Yeryüzündeki insanların kutsal saydıkları günleri, kutsal saydıkları  mabetleri …”